tumblr stats
     
  Anasayfa         Hakkımızda        Mevzuat        Bültenler         Basın     İletişim  
 
         Diyabetik Gıda
         Fonksiyonel Gıda
         Tanımlar
         Sık Sorulan Sorular

Beth İsrail Deaconess Tıp Merkezi araştırmacıları, yaygın kanının aksine, obez Amerikalıların büyük bir kısmının kilo verebileceğini ve verdiğini kaydetti. Ayrıca, daha önce denenmiş, daha az yağ tüketmek ve egzersizden oluşan doğru metotların kilo vermek için en etkili yollardan olduğunu belirttiler.

Araştırma sonuçları, American Journal of Preventive Medicine (Amerikan Önleyici Tıp Dergisi)’nın 10 Nisan’daki online sayısında yer aldı. Araştırmanın başyazarı Dr. Jacinda M. Nicklas, “Bu harika bir haber çünkü araştırmalar vücut ağırlığındaki %5’lik bir azalmanın sağlığın iyileşmesini sağlayabileceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Amerikalıların üçte birinden fazlasının obez olduğunu ve yüzde 75’ten fazlasının kilo vermeyi denediğini belirten Nicklas, bunun, mevcut ekstra kiloların sağlık riskleri ile ilişkili olması nedeniyle çok önemli olduğunu söyledi.

Nicklas ve çalışma arkadaşları, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi tarafından ABD’deki yetişkinlerin sağlık ve beslenme durumlarını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilen 2001-2006 Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi’nden seçtikleri 4000’den fazla obez bireye ait veriyi analiz etti. Çalışma, görüşmenin 12 ay öncesine kadar 30 ve üstü vücut kitle endeksine sahip, 20 yaşın üzerinde bireylerden oluşuyor. Araştırmaya katılan 2523 birey, kilo vermeyi denediklerini beyan etmiştir. Bu kişilerin %40’ı %5 ya da daha fazla kilo verebildiklerini, diğer bir %20 ise %10 veya üzerinde kilo verdiklerini belirtmiştir.

Daha fazla egzersiz yapan ve daha az yağ tüketenlerin kilo verme ihtimallerinin önemli ölçüde fazla olduğunu söyleyen yazarlar, ek olarak kilo verme programlarının uygulanması ile bildirilen kilo kayıpları arasında bir korelasyon bulduklarını söyledi. Ayrıca kilo vermek için reçete ile ilaç kullanan katılımcıların da kilo vermede başarılı olduklarını ancak bunun katılımcıların çok küçük bir kısmını temsil ettiğini belirttiler.

Araştırmacılar, “beyan edilen popüler diyetler, sıvı diyetleri, reçetesiz zayıflama ilaçları ve diyet gıdalar/ürünler kullanımı ile kilo kaybını ilişkili bulmadı.

Obezite ve sağlık eşitsizlikleri üzerine araştırmalar yürüten Christina Wee, “Başarı ile ilişkilendirilen zayıflama metotlarının çoğunun ulaşılabilir ve ucuz olduğunu görmek teşvik edici. Etkinliği kanıtlanması gereken ve reçetesiz satılan pahalı ilaçların yanı sıra çok sayıda moda diyet var. Bireylerin, bu tarz ürünleri kullanmadan önce doktorlarına danışmaları çok önemli.” şeklinde konuştu.

Bu çalışma, tüm bu müdahalelerin, bireylerin verdikleri kiloların ardından kilolarını korumadaki başarısına ilişkin uzun dönem etkilerini incelememiştir. Yazarlar, kilonun korunması için ihtiyaçların tanımlanması ve sınırlamaların belirlenmesi için ileri araştırma yapılmasını önerdi.

Kaynak: www.sciencedaily.com