tumblr stats
     
  Anasayfa         Hakkımızda        Mevzuat        Bültenler         Basın     İletişim  
 
         Diyabetik Gıda
         Fonksiyonel Gıda
         Tanımlar
         Sık Sorulan Sorular

Bugün eskiye oranla daha fazla insan;kırsal yerine kentlerde yaşar hâle gelmiştir ve ekonomik faaliyetler, “daha az tarım daha çok endüstri” temelinde sürdürülmektedir. Bu değişimler, beraberinde yaşam kalitesi ve sağlık alanlarındaki iyileşmeler açısından pek çok fayda getirmiştir. Bireylerin iletişim biçimleri, sahip oldukları boş zaman miktarı, gıdaya erişimlerive fiziksel aktivite seviyeleri de zaman içinde değişmiştir. Gelişmiş ülkelerde yaşam kalitesinde sağlanan iyileşmeler, daha güvenli ve daha çeşitli beslenmenin yanında artan yaşam süreleri ile de ilgilidir. Genel olarak bireyler daha fazla boş zamana ve daha geniş çeşitlilikte gıdaya çok daha kolay erişme olanağına sahiptir ve günlük faaliyetleri, daha az fiziksel aktiviteyi gerektirmektedir. Ancak bu değişimler, enerji alımı ve tüketimi arasında denge kurmayı daha da zorlaştırmış, bu da tüm dünyada fazla kilolu olma durumunun ve obezitenin artmasıyla sonuçlanmıştır.

Bu değişimler gerçekleştikçe yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve tip 2 diyabet gibi bulaşıcı olmayan hastalıkların görülme sıklığı artmıştır. Yaşam biçimlerinin, beslenmenin ve hareketsizliğin bu hastalıkların artmasında rol oynadığı açıktır ve bu hastalıkları önleme başarısı, bu üç faktör arasında bir dengenin kurulmasına dayanır.

Beslenme yetersizliklerinin hastalıklara yol açtığı ve bu hastalıkların uygun besinsel bileşenlerin alınmasıyla önlenebileceği gözlemi,tarih boyunca beslenme bilimininçalışma alanını oluşturmuştur. 20. yüzyılın ilk yarısında beslenme biliminin odağı, beslenme yetersizliklerinden kaçınmayı sağlayacak temel besin ögesi ihtiyacını belirlemek olmuştur. Bu; vitaminler, mineraller, proteinler, yağlar, karbonhidratlar ve enerji için referans besin ögesi alımı (DRI), popülasyon için referans alım (PRI) ve referans besin ögesi değeri (DRV) gibi değerlerin belirlenmesine öncülük etmiştir.

Enerji alımını temel metabolizma faaliyetleri ve fiziksel aktivite ile dengeli durumda tutarken yeterli besin ögesi alımı sağlayan dengeli bir diyet seçimi, sağlıklı beslenmenin temel taşını oluşturur. Bu nedenle diyetlerin ve gıdaların, uygun besin ögesi yoğunluğuna sahip olması gerekir. Bu ihtiyaç, doğal ürünlerin tüketilmesiyle karşılanabilir ancak yaşam biçimleri ve modern yaşam beklentileri, bunu zorlaştırır ve sonuç olarak bu ihtiyaçları karşılayacak endüstriyel ürünler ortaya çıkar. Aynı zamanda diyette yer alan besin ögelerinin ve diğer bileşenlerin olası faydalı ve zararlı etkilerinin daha iyi anlaşılması, temel beslenme ihtiyaçlarının ötesinde vücut fonksiyonlarını etkileyebilen spesifik özellikli gıda maddelerinin elde edilmesini mümkün kılmıştır. Bu gıdalar, “fonksiyonel” olarak tanınmıştır.

Elbette tüm gıdalar belli bir dereceye kadar fonksiyoneldir ancak fonksiyonel gıda olarak tanımlanan ürünler, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı iyileştirmeye yardım ederek uzun vadede sağlığı destekleme potansiyeline sahiptir.