tumblr stats
     
  Anasayfa         Hakkımızda        Mevzuat        Bültenler         Basın     İletişim  
 
         Diyabetik Gıda
         Fonksiyonel Gıda
         Tanımlar
         Sık Sorulan Sorular

Malnutrisyon, esas olarak “kötü beslenme” anlamına gelmektedir. Yetersiz gıdanın yanı sıra çok fazla ve yanlış türde gıdayla beslenmeyle ve vücudun, besin ögelerinin emilim bozukluğu veya besin ögelerinin doğru kullanılamamasıyla sonuçlanan çeşitli enfeksiyonlara verdiği yanıtla ilgilidir. Malnutrisyon, klinik açıdan yetersiz ya da aşırı protein, enerji ve vitaminler gibi mikrobesin ögesi alımıyla ve bunun sonucunda sık enfeksiyon ve bozukluk durumlarıyla karakterize edilir.

İnsanların diyarenedeniyle ya da başka nedenlerle tükettikleri gıdayı tam olarak kullanamaması (ikincil malnutrisyon), çok fazla kalori alması (aşırı beslenme) veya diyetlerinin, büyüme ve süreklilik için yeterli kaloriyi ve proteini sağlamaması (yetersiz beslenme ya da protein-enerji malnutrisyonu) durumunda malnutrisyon söz konusu olur.

Malnutrisyonun her türü, hastalık ve erken ölüm riskini arttırır. Örneğin protein-enerji malnutrisyonu, her yıl gelişmekte olan ülkelerdeki beş yaş altı ölümlerde önemli bir rol oynamaktadır (Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü,2000). Malnutrisyonun şiddetli türleri arasında marasmus (kronik yağ, kas ve diğer doku kayıpları), iyot eksikliğine bağlı kretinizm ve geri dönüşsüz beyin hasarı ile A vitamini eksikliğine bağlı körlük, artan enfeksiyon ve ölüm riski yer almaktadır.

İnsanların güvenilir olmayan ve yetersiz su kaynakları ve yetersiz sanitasyon nedeniyle yüksek enfeksiyon düzeylerine maruz kaldığı yerlerde beslenme tehlikededir. İkincil malnutrisyondadiyareden şikâyetçi olan insanlar, sık dışkılamanın besin ögelerinin yeterli emilimini engellemesinden dolayı gıdalardan tam olarak faydalanamaz. Protein-enerji malnutrisyonu yaşayan insanlar ise enfeksiyon hastalıklarına daha yatkındır ve iyileşme oranları daha düşüktür.

Bireysel beslenme durumu, tüketilen gıda ile genel sağlık durumu ve fiziksel çevre arasındaki etkileşime bağlıdır. Malnutrisyon, genellikle yoksullukta ortaya çıkan tıbbi ve sosyal bir bozukluktur. Yoksullukla birlikte malnutrisyon; artan hastalık yükünün, engellenen gelişimin ve azalan çalışma yeteneğinin neden olduğu sürekli bir düşüşe yol açar.

Kronik gıda yetersizlikleri, gelişmekte olan ülkelerdeki nüfusun %20’si de dâhil olmak üzere tüm dünyada yaklaşık 792 milyon insanı etkilemektedir (Kaynak: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, 2000.) Malnutrisyon, tüm yaş gruplarını etkilemekle birlikte özellikle yoksullar arasında ve sağlık eğitimine, temiz suya ve iyi sanitasyona ulaşımın yetersiz olduğu yerlerde yaygındır.